Ümit Şenesen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ümit Şenesen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül Çarşamba

Ümit Şenesen
Bugün 8 Eylül Çarşamba.
Girne’nin elli kilometre doğusunda
ahşap tatil evinin kapısında
gölgesini aydınlatmatan bıkkın bir lâmba.
Aşağıda deniz
aç bir hayvan gibi homurtularla
vuruyor kumsala dalgalarını.
Bir sürü kuş, karga galiba,
yiyecek arıyor
daldırmış kumlara gagalarını.
Geceyi örten simsiyah aba
gökte yıldızları da titretiyor.
Arkadaki dağlara doğru uzuyor
zifiri karanlık.
Zaman donmuş kıpırdamıyor,
sanki gökte Kutupyıldızı mübarek
ya da eski adıyla Demirkazık.
Hiç de yeri değilken
Bir fısıltı kulağımın dibinde titrek.
Sahiden o mu acaba?
Dönüp sesleniyorum:
“Sen misin baba?”


8 Ağustos 2010


ARAP MEHMET

             Ümit Şenesen

Kara kıvırcık saçları,
boncuk gözleriyle
Arap Mehmet’i gördüm düşümde.
Öldüğü gün, Perşembe,
“Cuma’yı bekleyemedi kâfir”
demiş bir köylüsü.
Mehmet kâfir miydi bilemem
ama güzel içerdi doğrusu.
İçti mi de dili çözülür,
uzun ibrişim kuşaklar gibi
püfür püfür esen şiirli öyküler düzerdi.
Onu dinlemek için köyün gençleri
şarap alıp evine giderlerdi.
Şarap dediğim de “Güzel Marmara”.
Mudanya’nın Kumyakası’nda
kapısı denize açılan adam da
“Çankaya” içmez ya!

24 Kasım 1998

Kimlik Sorunu

Ümit Şenesen

Bilinmeze yönelmiş
bir denklem takımının
“aşırı belirlenmiş”
en yalın üyesiyim.

Öbür bütün denklemler
toplanmışlar başıma,
sanki ben fil, onlar kör,
hepsi bir şey söylüyor.

İnansam sözlerine
göremem bilinmezi,
ulaşılmaz bir düş’ün
çarpılmış yansıları
olur tek vardığım yer,
boş çıkar bunca emek.

Oysa benim dileğim
ömrümde bir kez olsun
“tam belirlenebilmek”!

Mayıs 1999

Kumyaka’da Erken Uyanmak

             Ümit Şenesen

Bomboş kayık iskelesinin
Ekim ıslağı tahtaları
Ay mı, güneş mi belirsiz
Bir ışıkta kuruyorlardı.

Deniz öyle durgundu ki
Minnacık dalga yavruları
Sabahı uyandırmamak için
Kıyıya sessizce vuruyorlardı.

Ta uzakta iki tekne,
—iki umut kırıntısı—
Sanki suyun yüzünde değil
Boşlukta asılı duruyorlardı.

11 Ekim 1981

Duvar

Ümit Şenesen
Duvar dediğin ne ki,                           
On beş santim!
Bu yanda sen varsın,
O yandaki kim?
Aranızda asılmış
Sırt sırta iki ayna.
Ne yansıtır içinde
Bakarsınız boyuna?
İster duvarı kaldır,
İster aynaları sil.
Kim kimi görür
Belli değil…

1981


"Felix in Exile" William Kentridge 1994.